24.ARALIK.2003
SULTANDAĞI GELİNCİKANA TEPESİ
TIRMANIŞI
24 aralık 2003 Günü Afyon'nun
zirvesindeydik. Kış tırmanışı olarak planlanan bu aktivite tam anlamıyla
kış eğitim kampı oldu. 23 Aralıkta yola çıkan grubumuz 6 dağcıdan
oluşuyordu. İki araç halinde deresenek kasabası içinden geçen Ömersin
deresi boyunca ilerledik. Ancak bir süre sonra yol geçit vermez oldu.
Burada araçlarımızı bırakarak çantalarımızı kuşandık. Dere boyunca
yürüyüşe geçtik. Bu arada sis yüksekleri görmemizi engelliyordu. Dere
içinde bir müddet ilerledikten sonra GPS yardımıyla Rotamızı belirledik
ve batı istikametindeki tepeye tırmanmaya başladık. Önceleri hafif olan
eğim yükseldikçe artmaya başladı. Tepenin kuzeyine bakan yüzleri karla
kaplıydı. Yüksekdikçe yürüyüş zorlaştı ve dikleşti. Bu nedenle gece
oldmak üzereyken kamp yapacağımız düzlüğe ulştık 2000 metreye kamp
attık. 3 çadırdan oluşan kampımız oldukça neşeli geçti. Gece hava çok
değişken idi bir süre pırıl pırıl bir havada samanyolunun ışıklarıyla
kampımız aydınlandı.


Bu
aarada aşağışlarda tüm Afyon, Bolvadin ve Akşehir ovası sis bulutlarının
içinde tamamen kaybolmuşlardı. Samah erkenden kalkıp zirveye tırmanışa
geçtik. ilk tepeyi aştıktan sonra rota tamamen karla kaplı ve sert bir
eğimle yükselmeye başladı. Zirve yolunda uzun bir süre kutrların ayak
izlerini takip ettik. Zirve altındaki kayalık sırta ulaştığımızda oradn
yukarı çıkmanun imkansıa olduğunu gördük kayalığın altından yan geçiş
yaparak doğu yüzünün altına ilerledik ancak buradanda yukarı çıkış dik
bir kar kulvarını çıkmayı gerektiriyordu. Burada kazma ve krampon
kullanmk gerektiğinden ancak 3 kişi yukarıya devam etti. Diğer
arkadaşlar kampa geri döndüler. Kısa ama çok dik olan bu geçiş oldukça
yorucuydu burayı aştığımızda zirveye ulşan ilk düzlüğü geçtik sonra
ikinci set kayaları aştık ve zirveye ulaştık. Zirvede hava yine çok
güzeldi ve yakıcı bir güneşle karşı karşıyaydık.


Zirve defterine bulmak mümkün olmadı
çünkü binlerce uğur böceği zirve taşının altını doldurmuşlardı.Zirve
defterini çıkartmak onların yok olmasına sebep olacaktı. Orada duran bir
pet şişeye bir kartvizit koyarak inişe geçtik. iniş her zamanki
gibi zor oldu, geliş rotamızı kullanmayarak farklı bir rotadan inişe
başladık. Amacımız zirve altındaki kaya sırttan uzklaşıp yan bir geçişle
rahatça kampa dönmekti. Ama kısa bir çığ kulvarı yolumuzu kesti.
çığ parkuruna girmemek için oldukç dik bir yamaçtan tırmanmaya başladık.
Ancak kramponu olmayan Mikail'in buradan tırmanması tamamen imkansızdı.
Çığ kulvarını geçme riskinide göze alamayınca Mikail'in Aşağıya doğru
yuuşak bir şekilde inen sırttan dereye inmesine ve oradan araçlara
ulaşmasına karar verdik. eşyaları almak üzere bizde kampa geri döndük .
Kampı toplayıp inişe geçmemiz yine epeyce vaktimizi aldı. İniş için
gereken zaman oldukça kısa idi ve aşağılara indikçe hava karardı. Gece
karanlığında önümüze çıkan kaya setinden inmemiz imkansızdı. Riske
girmemek için yukarıya geri tırmanıp bir düzlükte kamp kurduk ve geceyi
orada geçirdik. Ertesi sabah erkenden aşağı indik ve araçlarımıza
ulaştık. Herkes oldukça yorgun ama mutluydu. Alıştığımızın dışında zorlu
bir aktivite yaşamıştık.